Okunmamış 01-02-12, 04:53   #1 (permalink)
ÖZEL ÜYE
 
PınaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16-08-11
Mesajlar: 8.352
Konular: 7568
PınaR is on a distinguished road
Standart Aşk ve Bilinçaltı İlişkileri Nelerdir Öğrenelim

reklam alan Aşk ve Bilinçaltı İlişkilerine göz atıyoruz sevgili *************** üyelerimiz



Kadın Erkek İlişkileri





Karşımızdaki İnsanı Bilinçaltından Etkilemek







Çekici bir kadın...Flört sanatını bilen bir adamla berberdi. İlişkileri mükemmel başlamıştı. 1 buçuk yıl boyunca herşey yolunda gitmişti. Adam kadını her gün arıyordu. En az haftada bir kez buluşuyorlardı. Birlikteyken kadın hem duygusal olarak hem de bedensel olarak doruklara çıkıyordu. Erkek te kadına aşık olmuştu. Aralarında çok özel bir şifre oluşturmuşlardı. 8 rakamı, onlar için ?Seni çok seviyorum? demekti. Her gün telefonda konuşurlar, daha sonra biri diğerine muhakkak 8 rakamını içeren bir SMS atardı. Gece yatağa yattıklarında birbirlerini hayal eder, buluşacakları anı iple çekerlerdi.



Kadın, kalbini ve sevgisini tam olarak karşısındaki erkeğe açabilen biri değildi aslında. Kalbini tam olarak açabilmesinin bir sınırı vardı. O eşiğe geldiğinde korkuya kapılıyordu. ?Ya beni unutursa, ya bana ilgi duymayı keserse, ya beni telefonla aramayı bırakırsa...? gibi çeşitli kuruntulara kapılıyordu. Bu korkusu, bilinçaltına henüz flört etmeye yeni başladığı zamanlardaki ilk sevgilisi tarafından yerleştirilmişti. İlk sevgilisi, onu hergün arıyorken bir anda ona olan ilgisini bir başka genö kıza yöneltmiş ve genç kızın kalbini iz bırakacak kadar kırmıştı. Telefonla aramaları kesilmiş ve genç kızın bilinçaltında kalıp oluşmasına sebep olmuştu. Ya bana olan ilgisi azalırsa...Ya bu da zamanla beni bir başka kadın için bırakırsa. Ya telefonla aramazsa...Ve bu ilginin azalıp arttığının göstergesi olarak, sevdiği erkeğin kendisini telefonla kaç kez aradığını ve kaç SMS attığını sayıyordu. Bu konuya o kadar takıntılıydı ki, doğal olarak çekim yasası gereği, gerçekten kalbini açtığı erkekler tarafından zaman içinde aranmamasına sebep oluyordu.



Gerçekte bilinçaltında böyle bir kalıbın oluşabilmesi için genç kadının ruhunda ?değersizlik duygusu? ile birlikte ?kaybetme korkusu? ve yine bir miktar ?manevi doyumsuzluk? olması gerekirdi. Benimle seans yapmaya başladığında, bu hisleri ve kök korkularını tesbit ettik. Ve bunların üzerinde çalışmaya başladık. Ama bu yazının konusu sadece bu kadının hikayesinin çok daha üzerinde bir bakış açısını gerektiriyor.



Bir başka kadın...Çok güzel...Adeta manken gibi...Çok etkileyici ve muhteşem bir pazarlamacı...Oysa gerek iş yaşamında gerekse aşk yaşamında kendisine güvenmeyi başaramamış. Dışardan bakıldığında hiç bir eksiği yok. Parası var ve herhangi bir erkeğin kendisine bakmasına muhtaç değil.



Erkek arkadaşı ise yakışıklı, kariyer sahibi, kibar ve paralı bir adam. Uzaktan onları birlikte görenler gıpta ediyorlar. Oysa erkek, kadını sürekli izliyor. Kontrol ediyor. Sürekli onuın kendisini aldatacağını düşünüyor. Ahlak seviyesini sorguluyor. Hatta peşine paralı dedektif tuttuğuçıkuyor ortaya...Kadının tek başına okul arkadaşlarıyla bir seyahate ya da yemeğe çıkmasına bile tahammülü yok...



Bu kadın, hiçbir zaman erkeği tarafından aranmamaktan şikayetçi olmamış çünkü böyle bir deneyimi ya da korkusu yok. Ve erkek arkadaşı da onu çok sık arıyor zaten. Ama çocukluğunda babası tarafından çok fazla kontrol edilmiş. Üstelik babası bu kontrolü hastalıklı bir şekilde, kızına hakaretler ederek, peşine yardımcılarını takarak, arkadaşları ile bile konuşmasının ardında fesatlık arayarak yapmış. Tabi bu kadının bilinçaltına kontrol edilmek ile ilgili bağımlılık ve parasal olarak erkeklere sırtını yaslama konusunda zaaf yerleştirmiş.



Bu kadın, kendi bilinçaltındaki kısır döngüsünü yaşıyor ve kendi dünyasında bütün erkeklerin kadınları parasıyla kontrol etmek istediklerini düşünüyor.



Tıpkı ilk örnekteki kadının, bütün erkeklerin, kadın gerçekten sevmeye başladığında ilgilerini azalttıklarına inandığı gibi. Bu bir kalıp halini alıyor.



Herkes bilinçaltında oluşturduğu inanç kalıbını, kendi gerçekliği gibi yaşar...



Bir başka kadın...Biraz donuk. Duygularını uzun süre bastırmış. Değil bir erkeğe, kendi çocuğuna bile sarılmakta zorluk çeken, hayattan korkan, kırılmaktan incitilmekten ve sevmekten korkan ama güzel bir kadın...Onunla çalışmaya başladığımızda, hayatta her tökezlediğinde ölümü özlüyor, kaçıp saklanmak ya da kurtulmak istiyordu.



Onun kalıbı, sevgisizlikti. Sevgi gösterilmezdi. Bu kendisine öğretilmemişti. Kendi anne babası da onunla fazla ilgilenmemişlerdi.



Bir müddet çalıştıktan sonra kadın sevgiyi öğrenmeke ve özlemeye başladı. Artık hayatında bir erkek istiyordu. Çok güzel bir ilişkisi olmalıydı. Kendisini yalnız hissetmeyeceği, sevgisini özgürce akıtabileceği bir ilişki...



Birlikte bunun aktivasyonunu yaptık. Çekim yasasını çalıştırdık ve hayatına bir anda çok çekici bir erkek giriverdi.

İlk zamanlar çok mükemmel geçiyordu. Erkek, kadına ?Seni asla yalnız bırakmayacağım? sözleri veriyordu. Oysa illişki derinleştiğinde erkek bir anda korkuya kapıldı ve 1 hafta sessizleşerek ortadan kayboldu. Erkeğin korkusu vardı. Bağlanmaktan ve çok aşık olmaktan korkuyordu. İlişki daha fazla derinleşmeden uzaklaşmalı ve kendisini kurtarmalıydı. Oysa kadının fikrini ve duygularını hiçe sayarak yapmıştı bu kaçışını. Son derece acımasızdı.



Kadın seanslarımız sırasında bana adamın yaptıklarını anlatırken ağlıyordu ama aslında ilişkisi tam olarak kendi bilinçaltında kalmış olan bazı kalıpları yansıtıyordu. Erkek tam olarak kendisi kadar acımasızdı. Kendisi de duygularından kaçıyordu çünkü. Ve erkek tam olarak kendisi kadar korkaktı. Kendisi de hayattan ve acılardan her korktuğunda, ölümü isteyecek kadar kaçmaya meyilliydi.



Kısacası, her 3 kadın da kendi içdünyasını dışarıda yansıtmıştı.



Her 3 kadının da ilişkisi çıkmaza girmişti.



Her 3ü de ilişkisini bitirmişti.



Her 3ü de acı çekiyordu. Çünkü bir ilişki tam anlamıyla doğru şekilde biitirilmezse, muhakkak birbirini yeniden görme ihtiyacı doğuyordu. Birkaç gün mutlu olunuyorsa, en az o kadar da mutsuzluk yaşanıyordu. İlişkinin muhasebesi yapılıyor, adamın değeri gözlerinde büyütülüyordu.



Bu acının bir de yepyeni bir bilinçaltı kalıbı yaratması tehlikesi de vardı...



İlişkinin Tedavi Süreci





Kadınların her biriyle öncelikle kendilerinde görmeleri ve düzeltmeleri gereken eksikleri üzerinde çalışmaya başladık.



Erkeğin ilgisini telefonla aranmak ya da sürekli flört edilmekle ölçen kadında, aslında sevgisini manipülasyon aracı olarak kullandığını fark ettik. Erkeğinin ilgisini kontrol etmek ihtiyacı içindeydi çünkü onu kaybetmekten korkuyordu. Oysa bir kadın ve dişi olarak son derece çekiciydi.



Onun yapması gereken şey, yepyeni bir ilişki kurmaktan önce, kendisine bu kalıbı yerleştiren ya da yaşatan eski erkek arkadaşı ile yüzleşmek ve ona duygularını hiç korkmadan ve kontrol amacı gütmeden, hatta herhangi bir karşılık beklemeden sevgisini duygularını ifade etmekti.



İkinci kadının ise derinlerde, aslında aşık olacağı erkeği değil, babası gibi sırtını yaslayabileceği bir erkek arayışında olduğunu tesbit ettik. Bu hem kendi mutluluğunu engelliyor hem de erkeklerinin tıpkı babası gibi kendisini kontrol etmelerine sebep oluyordu. Bilinçaltı böyledir işte...Babasını hem istemez hem de içgüdüsel olarak babası gibi erkekler seçer...



Yapması gereken ilk şey, kendi ayaklarının üzerinde durarak birlikte olduğu erkekten beklentilerini tamamiyle çekmekti.



Üçüncü kadında ise yalnızlık korkusu vardı. Sevgisizlik ve boşluk duyguları benliğini kaplamıştı. Tüm duygusal doyum ihtiyacını birlikte olduğu erkeğin omuzlarına yüklemeye çalışıyordu. Oysa öğrenmesi gereken şey, kendi başına kendisini duygusal olarak doyurmaktı. Zaten bunu bir başkası kendisi için asla yapamazdı. Bu değer duygusunun ta kendisi idi. Kendi kendisini şımartmak...Mutlu etmek...doyurmak...Ruhunu doyuracak bir işte çalışmak...Bulunduğu AN a odaklanabilmek ve her saniyesinden zevk alarak yaşayabilmek...Yaşamın ve nefesinin ne kadar kıymetli olduğunu idrak edebilmek...



Yine her 3 kadının da yapması gereken şey, ellerindeki ilişkide beğendikleri özellikler için şükredebilmekti...Eksik bile olsa...İnsan ilk önce kendi elindeki ilişkinin kıymetini bilmeli ve onu taşıyabileceği en üst noktaya getirebilmeliydi...



Bilinçaltı Çalışması





Fakat artık ayrı oldukları erkeklerle bu çalışmaları nasıl yapacaklardı? İşte bu noktada kuantum fiziği ve bilinçaltı özel çalışması devreye giriyordu. Bu erkeklerle telepatik bağ kurulması üzerine çalışma yaptık. Bunun detaylarını buradan vermek istemiyorum çünkü profesyonel anlamda ve çok dikkatlice yapılması gereken bir çalışma türüdür. İnsanın içinde en ufak bir olumsuz duygu kalmadan, bunlar temizlenerek sadece sevgi frekansında uygulanmalıdır.



Ve bir uygulamaları yaparak erkekleri kadınların hayatına yeniden davet ettik.



Birinci kadında erkek, onu yeniden aramaya başladı. Ve kadın bu kez onunla çok daha sevgi dolu konuştu. Eskiden olsa kızacağı ve kontrol edeceği durumlarda artık eskisi gibi kızmadığını kırılmadığını fark etti. Erkeğe sevgiyle yaklaştı ve nihayet bir gün erkek şu soruyu sordu kadına..

?8 rakamı senin için hala birşey ifade ediyor mu??

?Evet birtanem..Hem de çok şey ifade ediyor? diye karşılık verdi kadın sevgiyle...



Bir müddet sonra, kadın kalbini hesapsızca açtığında erkeğin de ona sevghisini yeniden akıttığını, hatta her gün yeniden telefonlaşmaya başladıklarını fark etti. Çok sevinmişti. Bunun sebebi, takıntı ya da obsesyon haline getirdiği aranma aranmama düşüncesini tamamen bırakmış olmasıydı. Çekim yasası böyle çalışır işte. Sadece istekleri hayal ederek harekete geçilemez. Bilinçaltındaki kalıplar da kırılmalı, korkular temizlenmeli ve bunlar hayata başarıyla uyarlanmalıdır.



2. kadın, erkek arkadaşı ile bağını tamamen koparttı. Kendi ayakları üzerinde durma kararoı aldı. Çünkü zaten aşık değildi. Gerçek bir aşk istediğine karar verirken, kendi başına hayatını kimsenin kontrolü olmaksızın sürdürebilmenin zevkini çıkartmaya koyuldu. Yakında aşık olmak için hazır hale gelir ve birlikte memnuniyetle çekim yasasını harekete geçiririz.



3. kadın ise, yalnızlığından korkmamayı öğrenmeye başladı. Bir ilişkiden besleneceğine, kendisine yepyeni bir iş kurdu. Öylesine meşguldü ki, erkek onu yeniden aradığında, artık onu eskisi kadar takıntıı bir şekilde azrulamadığını fark etti. Onunla fazla görüşemez olmuştu. Tabi bu kez, erkek onu daha fazla aramaya başladı. Tıpkı ilk günlerde olduğu gibi peşinden koşturuyordu ama bu kez kadın, önceklikle kendi hayatına odaklanmıştı. Artık kendine güveni geliyor ve hayattan gerçek anlamda zevk alıyordu.



Bu 3 vakanın ortak alanı ise, erkeklerin hayatlarına yeniden girip bu kez onların istedikleri şekilde ya da kalıpsızca ve korkusuzca birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için yapılmış olan bilinçaltı çalışmasıdır. Bu, uzaktan da olsa bir insana telepatik sevgi mesajları gönderebildiğimizi ve her iki taraf için de en uygun ve en sevgi dolu şekilde helalleşebilmenin yolunu bize açan bir çalışmadır.



alıntıdır

sevgiler
PınaR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Bookmarks

Etiketler
Yok

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Saç Ekimi Yöntemleri Nelerdir Öğrenelim PınaR Güzellik Saç Ve Cilt Bakımı 0 01-02-12 06:06
Farkındalığın İlk Belirtileri Nelerdir Öğrenelim PınaR Farkındalık 0 01-02-12 04:53
Komşuluk Hakları Nelerdir Öğrenelim PınaR İslam Ve İnsan 0 31-01-12 17:21
Haccın Farzları Nelerdir Öğrenelim PınaR Hacc 0 30-01-12 17:01
Cinlerin Çeşitleri Nelerdir Öğrenelim PınaR Doğaüstü Varlıklar 0 30-01-12 07:23


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:11.


Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.